| ÜYELİK ÖDENTİSİNE DAİR DÜZENLEME |
|
|
|
| Yazar esra | |
| Cuma, 15 Mayıs 2009 09:35 | |
|
ÜYELİK ÖDENTİSİ HAKKINDA YASAL DÜZENLEME VE MEVCUT UYGULAMANIN HUKUKA AYIKIRILIĞI 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun Üyelik ödentisi başlıklı 25. maddesinin birinci fıkrasında "Aynı hizmet kolunda çalışan kamu görevlilerinin yüzde beşinden fazlasını üye kaydetmiş bulunan sendikaların üyelik ödentileri, 14 üncü madde çerçevesinde üyenin üyelik beyannamesindeki istemine uygun olarak kamu işverenince aylığından kesilerek beş gün içinde sendikaların banka hesaplarına yatırılır ve ödenti listesinin bir örneği ilgili sendikaya gönderilir."Hükmüne yer vermiştir. Bu hüküm gereğince , kamu görevlilerinin yüzde beşinden fazlasını üye kaydetmiş bulunan sendikaların üyelik ödentilerinin kaynaktan kesilmesi ilgili kamu kurum ve kurulu ları bakımından zorunluluk içermektedir. Bu şekilde bir yasal düzenleme olmasına rağmen 12.06.200 tarihli 2003/37 sayılı Başbakanlık Genelgesinde 1999/44 ve 2002/17 sayılı başbakanlık genelgelerinde belirtilen hususlara titizlikle uyulacağı belirtilmiştir. Söz konusu genelgede; sendika üyesi kamu görevlilerinin yazılı başvurusu halinde üyelik aidatlarının a ylıklarından kesilerek ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından sendika genel merkezince belirlenecek sendika hesabına aktarılacağı belirtilmiş, kamu kurum ve kuruluşları da üyelik ödentisine dair işlemlerini söz konusu genelgeye göre tesis etmişlerdir. Bu durum hukukun genel ilkelerine açıkça aykırılık içermektedir. Şöyle ki; söz konusu genelgenin atıf yapmış olduğu 1999/44 sayılı genelge; "Sendikal çerçevede, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından gerekli düzenlemeler yapılıncaya kadar" ibaresini taşımıştır.Bu genelgenin amacı uygun yasal düzenlemeler yapılıncaya kadar üyelik ödentisinin sendika banka hesaplarına yatırılmasıdır.Ancak 12.07.2001 tarihindetarihli 4688 sayılı kanunla üyelik ödentisine dair asli düzenlemeler yapılmıştır. Bu durumda atıf yapılan 1999/44 sayılı Genelgenin hüküm kabiliyeti tamamen ortadan kalkmaktadır.4668 sayılı yasanın getirdiği % 5'lik kıstas bu barajı aşan, aşamayan sendikalar arasında temel bir ayrımın yapılmasını içermektedir.Kamu kurum ve kuruluşlarında yapılan mevcut uygulama açıkça hukuka aykırıdır. Yasa koyucunun açıkça dile getirdiği bir şartın ( % 5 ) , idarenin çıkardığı idari işlem niteliğindeki bir genelgeyle düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu idari yargının yerleşik içtihatlarıyla da kabul edilmiştir. ".... TC Anayasasının 11, 115/1, 124/1 maddeleri ile kanun tüzük ve daha alt hukuk kuralları arasındaki hiyerarşi ortaya konmuştur. Buna göre alt hukuk kuralları olan genelge ve yönetmeliklerin tüzük, kanun ve anayasaya aykırı hükümler taşımaması gerekir, aksi halde üst norma aykırılığı, söz konusu olan alt normun hukuksal dayanağından söz edilemez.(Danıştay 5. Daire 10.06.2002 ve 2002/462 sayılı kararı) Sonuç olarak 4688 sayılı kanunun; üyelik ödentisine ilişkin 25 .maddesi emredici niteliktedir. Yasada emredici olarak düzenlenen bir hususun daha alt düzeydeki genelgeler ile farklı bir biçimde düzenlenmesi hukuka aykırıdır.
|






