Avrupa Birliği ekonomik, sanayi, siyaset, yönetim ve politika alanlarını kapsayan çok-sektörlü bütünleşmenin en ileri biçimidir. Avrupa Birliği barışı korumak ve ekonomik ve sosyal ilerlemeyi pekiştirmek amacı ile bir araya gelmiş 5 üye Devlet'den oluşur. Bu devletlerin isimleri ise şöyledir:
Almanya
Avusturya
Belçika
Danimarka
Finlandiya
Fransa
Hollanda
İngiltere
İrlanda
İspanya
İsveç
İtalya
Lüksemburg
Portekiz
Yunanistan
Avrupa Birliği'nin hedeflerini dört başlık altında toplayacak olursak; 1) Avrupa vatandaşlığı kavramının oluşturulması, 2) Özgürlük, güvenlik ve adaletin güvence altına alınması, 3) Ekonomik ve sosyal gelişmenin desteklenmesi 4) Dünyada Avrupa'nın rolünün vurgulanması, şeklinde özetleyebiliriz. Avrupa Birliği Toplulukları Avrupa Birliği'nin içinde ortak kurumları bulunan üç topluluk yer alır. Bunların içinde ilk kurulanı, Paris Antlaşmasıyla 1951 tarihli Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT) olmuştur. AKÇT'nin kurulmasının nedeni, Avrupa'daki güçleri ve bunlar arasındaki ihtilafları, özellikle Franco-Germen anlaşmazlığını, bunların sahip oldukları kömür ve çelik gibi stratejik endüstri dallarını ortak kontrol altına alarak birbirine karşı savaşma ihtimalinin ortadan kaldırılması düşüncesidir. Yani Avrupa entegrasyonunun temelinde yatan düşünce sadece ekonomik kaynaklı değil aynı zamanda politik kaynaklıdır. Daha sonra 1957 tarihli Roma Antlaşmasıyla Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu (AAET) kurulmuştur. AET'nin asıl hedefi Avrupa'nın siyasal bütünlüğe ulaşmasıdır. Bu hedefe varmak için öngörülen ekonomik dengeyi sağlamak üzere, ilk araç olarak üye ülkeler arasında malların, hizmetlerin, sermayenin ve emeğin serbestçe dolaştığı bir ortak pazar ve gümrük birliği kurulması öngörülmüştür. Topluluğun görevi, ortak pazarın kurulması ve üye ülkelerin ekonomik politikalarının giderek yaklaştırılması suretiyle, topluluğun bütünü içinde ekonomik etkinliklerin uyumlu olarak gelişmesini, sürekli ve dengeli bir yayılmayı, artan bir istikrarı, yaşam düzeyinin hızla yükseltilmesini ve birleştirdiği devletler arasında daha sıkı ilişkileri gerçekleştirmektir. Roma antlaşmasıyla kurulan AAET (EURATOM)'un amacı ise, atom enerjisinin barışçı amaçlarla kullanımını geliştirmektir. EURATOM'un temel hedefi, nükleer endüstrinin süratle kurulması ve gelişmesi için gerekli şartların gerçekleştirilmesi uydu ile üye ülkelerin hayat seviyelerinin yükseltilmesi ve diğer ülkelerle ilişkilerin geliştirilmesidir. Her üç teşkilat da Ortak Pazarı hedeflediği halde AETA'yı AAET ve AKÇT'den ayıran temel özellik, AAET ve AKÇT'nin sektörel amaçlı olmasına karşın AET'nin genel ekonomik amaçlı bir Topluluk olmasıdır. Bu üç topluluk birlikte Avrupa Topluluklarını oluşturur. Topluluklar bu sürecin sonunda üye Devletler arasındaki bütün iç sınırları kaldırarak tek bir pazar kurdular. 1992'de Maastrich'te imzalanan Avrupa Birliği Antlaşması ile ekonomik ve parasal birlik doğrultusunda ilerleyen ve belirli alanlarda hükümetler arası işbirliğini içeren bir Avrupa Birliği kuruldu.
AVRUPA BİRLİĞİ'NİN KURUMLARI Birliği yöneten bazı kurumlar vardır: -Demokratik yollarla seçilen PARLAMENTO, -Üye Devletleri temsil eden ve Bakanlar'dan oluşan KONSEY -Avrupa Devlet ve Hükümet Başkanları Doruğu, -Topluluk hukukuna uyulmasını sağlayan ADALET DİVANI -Birliğin Mali yönetimini izleyen SAYIŞTAY, -Ve son olarak da detaylarıyla inceleyeceğimiz, Antlaşmaların koruyucusu olan AVRUPA KOMİSYONU, Ayrıca ekonomik, sosyal ve bölgesel çıkar gruplarını temsil eden çeşitli danışma kurulları vardır. Birliğin dengeli gelişimine katkıda bulunan projelerin finansmanını kolaylaştırmak amacıyla kurulmuş olan bir Avrupa Bankası bulunmaktadır.
1. AVRUPA KOMİSYONU Avrupa Komisyonu'nun rolü ve sorumlulukları, onun, AB'nin politika belirleme sürecinin merkezinde yer almasını sağlamaktadır. Bazı yönlerden, Komisyon'un Avrupa'nın kalbi gibi çalıştığını ve diğer AB organlarının enerjilerini ve hedeflerini buradan sağladıklarını söyleyebiliriz, AB, komisyon üyesi olan 20 kişi ile 16.000 Komisyon çalışanı olmadan çalışamazdı. AB Bakanlar Konseyi'nin ve Avrupa Parlementosunun, bir yasal düzenleme yapabilmesi için Komisyonun bir teklif hazırlaması gereklidir. AB hukuku, temel olarak Komisyonun eylemleri ile sürdürülmektedir. Ortak Pazarın bütünlüğü Komisyon'un gözetiminde korunmakta; ve tarımı bölgesel kalkınma, araştırma, eğitimle ilgili karşılıklı değişim