ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN


127 616

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1924 yılında “Öğretmenler! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” diyerek, ilim, irfan ordusunun önemine dikkat çekmiş, Cumhuriyetimizin kurulduğu yılları müteakip gerçek savaşın, eğitim alanında verilmesi gereğini vurgulamıştı

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1924 yılında “Öğretmenler! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” diyerek, ilim, irfan ordusunun önemine dikkat çekmiş, Cumhuriyetimizin kurulduğu yılları müteakip gerçek savaşın, eğitim alanında verilmesi gereğini vurgulamıştı. Yine bir sözünde, tüm öğretmenlere seslenerek; vatanın geleceği için insan yetiştirme görevinin önemini şu sözlerle belirtmişti: “Öğretmenler! Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.”

İnsan dünyaya gözünü açtığında devamlı öğrenme gayreti içinde kendini bulur. İnsanın yaşamındaki ilk öğretmenleri anne, baba, abla, ağabey, nine ve dedesidir. İlerleyen yıllarda okulun ve sistemli eğitimin devreye girmesiyle öğretmenlere çok büyük iş düşer. Gerek hayatın tüm dallarında gerekse de eğitim alanında çok eksiklikleri olan ülkemizde öğretmenin rolü bir kat daha fazla artmaktadır. Çünkü eğitimdeki araç, gereç ve sistem eksiklikleri fedakâr ve cefakâr öğretmenlerimiz sayesinde en aza indirilerek öğrencilere sunulmaktadır. Yıllar yılı, Anadolu’nun karlı, çamurlu yollarında düşe kalka okuluna kilometrelerce yürüyen; okulunun temizliğini, ısıtmasını, aydınlatmasını kendi çabalarıyla yürüten öğretmenlerimiz, her türlü övgüye şayandır.

Öğretmenler, insanları eğitmeyi, onlara hayatın temel bilgilerini öğretmeyi, bir meslek edinmeleri için donatmayı gerçekleştiren kimsedir. Bundan dolayıdır ki; öğretmenleri iyi olmayan toplumlar; diğer toplumların tutsağı olurlar. Çünkü, iyi eğitilmiş kişiler, toplumdan çıkmazsa, o toplum her şeyiyle diğer devletlere bağımlı olur. Bu da bir ülkeyi, gerek bağımsızlığı gerekse de ekonomik ve kültürel yapısı bakımından diğer ülkelerin hegamonyası altına iter. Dolayısıyla öğretmenler gününün amacı, bu denli önemli vazifeleri olan öğretmenlerimizin rollerinin toplumumuza aktarılması, onların gayretli çalışmalarının topluma övülmesi ve insan yetiştirmede “daha iyiyi nasıl buluruz” bunun hesaplarının ortaya konulmasıdır. Öğretmenlerin kendi aralarındaki bağların kuvvetlendirilmesi, öğrencileri ile aralarındaki sevgi-saygı ve dayanışma duygularının artırılması, ülkemizin doğrudan yararınadır. Zira öğretmenlerden teşekkül eden ilim-irfan ordusunun “topyekün” eğitim sürecinde rol alması, daha etkin ve gerçekçi bir eğitim süreci oluşturacaktır.

Yukarıda ifade edildiği gibi çok önemli vazifeler icra etmekte olan öğretmenlerimizin eğitim-öğretim alanında daha etkin ve verimli çalışabilmesi için, Türkiye Kamu-Sen olarak onların öncelikle ekonomik ve sosyal sorunlarının çözülmesi gereğine inanmaktayız. Öğretmenlik mesleği, sık sık değişen politikaların etkisinde kalmamalı, öğretmenlerin geçim standartları yükseltilmeli, hizmet içi eğitimleri yaygınlaştırılmalı, lojman ihtiyaçları karşılanmalı, doğum, ölüm, evlilik yardımları iyileştirilmeli, diğer uygar ülkelerde olduğu gibi kamu çalışanlarına grev ve toplu sözleşme hakkı tanınmalıdır.

Halen vazife başında olan öğretmenlerimizi anarken, memleketimizin daha kötü durumlarında bu vazifeyi yerine getirmiş olan Emekli Öğretmenlerimizi de unutamayız. Onları saygıyla anarken, Onların genç öğretmenlerimize devrettiği meşalenin kutsiyeti, meslekten öte bir anlayışla kabul edilmelidir.

Öğretmenlerimize duyduğumuz saygı, sevgi ve şükranlarımızı en içten duygularımızla dile getirirken Onların ellerinden öperiz. Fedakâr öğretmenlerimizin kıymetini, sadece “Öğretmenler Günü”nde dile getirmek yeterli değildir, bilakis her gün Onların hatırlanması gerekmektedir.

Bircan AKYILDIZ

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı

Hükümetten aşağıdaki taleplerimizi yerine getirmesini ve bu taleplerimize 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde cevap verilmesini istiyoruz.

* Okul öncesinden, yüksek öğretime kadar eğitim öğretim bir bütün olarak ele alınmalı, oluşan problemler önem derecesine göre sıralanarak çözülmelidir.

* Eğitim-öğretimle ilgili her uygulamada, hizmetlisinden-öğretmenine, memurundan-profesörüne kadar bütün eğitim çalışanları, sistemin vazgeçilmez parçaları olarak görülmeli, yaşadıkları ekonomik ve sosyal problemler, artık, bir an önce görülmeli ve çözülmelidir.
Bu kapsamda;

1- Eğitim çalışanlarının maaş ve her türlü ücretleri günümüzün ekonomik gerçekleri göz önüne alınarak yeniden düzenlenmelidir.
2- Öğretmen ve yöneticilerin atama ve yer değiştirme yönetmelikleri sendikaların görüşleri doğrultusunda sil baştan ele alınmalı, çalışanların huzur ve mutluluğu sağlanmadan eğitimde bir başarı sağlanamayacağı bilinmelidir.
3- Eğitim öğretim hizmetleri sınıfı dışında kalan diğer eğitim çalışanlarına (hizmetli, memur, teknisyen, şoför vb.) her yıl periyodik olarak, bir kısıtlama olmaksızın görevde yükselme sınavı yapılmalı, bu personelin tayin ve na-erinde boş kadrolara ve diğer illere tayinleri bir sistem dahilinde, puan üstünlüğü esasına göre yeniden düzenlenmelidir.
4- Ek ders ücreti esasları yeniden düzenlenerek öğretmen aleyhine olan durumlar düzeltilmeli, çalışmalar sırasında yetkili sendikanın görüşü alınmalıdır.
5- Banka promosyonlarının eğitim çalışanlarına dağıtılması yönünde bir genelge hazırlanarak, tüm eğitim-öğretim kurumlarında konuyla ilgili uygulama birliği sağlanmalıdır.
6- 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunun 19/b maddesi doğrultusunda, şeffaflık ve katılımcı demokrasi anlayışı gereği; sendikaların, eğitim çalışanlarını ilgilendiren her çeşit komisyonda (atama, tayin, nakil, ödül, lojman vb.) gerek merkez gerekse taşra teşkilatlarında, temsilci bulundurmaları sağlanmalıdır.
7- Eğitim çalışanlarının öğretmenevleri, otelcilik ve turizm meslek liselerinin imkanlarından öncelikli ve indirimli olarak faydalanacağı yönetmeliğe eklenmelidir. Eğitim çalışanlarının, önceki yönetmelikte olduğu gibi, aidat ödeme zorunluluğu olmaksızın öğretmenevlerine doğal üye olduğu, yönetmeliğin ilgili maddesi değiştirilerek bu konuda yaşanan problemler giderilmelidir.
8- Ortaöğretim öğrencilerine verilen burstan, istisnasız tüm eğitim çalışanlarının çocukları yararlandırılmalıdır.

Eğitim öğretim yönünden;

1- Müfredatlar, çağın gerekleri ve Türk Milletinin değerleri esas alınarak yeniden düzenlenmeli, eğitimin milli özelliği asla göz ardı edilmemelidir.
2- Öğretmen yetiştiren kurumlar çağın gerektirdiği ölçülerle rehabilite edilmelidir.
3- Bütün eğitim çalışanlarına ADSL internet bağlantısı ücretsiz veya düşük ücretle temin edilerek, teknolojiden azami derecede faydalanması sağlanmalıdır.
4- Öğretmen verimliliği artırılmalıdır. Bu sebeple, derslik başına düşen öğrenci sayısı ideal ölçülere çekilmeli, okulların fiziki yapısı eğitimin temel hedeflerine, öğrencilerin ihtiyaçlarına göre düzenlenmelidir.
5- Hizmetiçi eğitimin kapsam ve fonksiyonu, ülke eğitiminin ihtiyaçları paralelinde yeniden ele alınmalıdır.
6- 17. Milli Eğitim Şurası’nda da karar verildiği üzere, öğretmenlik mesleğinin sözleşmeli değil, kadrolu öğretmenlerle yürütüleceği ilan edilmeli, sözleşmeli olarak istihdam edilenlerin kadrolu olarak yeniden ataması yapılmalıdır.
7- Eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalı, ekonomik zorluklar içerisindeki öğrenciler mali yönden desteklenmelidir.
8- Toplumun topyekun bilinçlenmesinin, çocuklarımızın geleceği bakımından önemli olduğundan hareketle, hangi yaşta olursa olsun, vatandaşlarımızın okuma yazma öğrenmesi özendirilmeli, açılan okuma-yazma kurslarına katılan vatandaşlarımıza maddi destek sağlanmalı, ödüller verilmelidir. Bu sebeple, okuma-yazma seferberliği başlatılmalıdır.
9- Dil birliğinin millet olmanın temel şartı olduğu göz önüne alınarak, Türk Dilinin doğru kullanılmasına yönelik tedbirler alınmalı, Türkçenin korunup, kollanmasına özel önem verilmelidir. Güzel Türkçemizi, en iyi şekilde öğretmenin, ülkenin huzur ve mutluluğuna katkı sağlayacağı unutulmamalıdır. Bu kapsamda “Türkçe Düşünüyor, Türkçe Konuşuyoruz” kampanyaları düzenlenerek, gençlerimizin Türk Diline yoğunlaşması sağlanmalıdır.

ANLAYIN BENİ

(Öğretmen Destanı)

Her yirmidört KASIM överler beni

Başka zaman kimse bilmez adımı

Veciz sözler ile severler beni

Hiç duyuramadım ben feryadımı

*****

Yoksulluğun ateşinde pişerim

Hafta sonu ek bir işe koşarım

Sefil ama mütevazi yaşarım

Hiç belli etmem ben acılarımı

*****

Çocuk olur onlar ile koşarım

Mezralara varır dağlar aşarım

Her gün yeni bir aşk ile coşarım

Kimse görmemiştir hiç isyanımı

*****

Benim çiçeklerim Eylül’de açar

İlim dünyasına kokusun saçar

Maddi yönden her an olsam da naçar

İçime dökerim göz yaşlarımı

*****

Her yıl aynı elbiseyi giyerim

Şükrederim tek simitle doyarım

Vatan derim ben canımı koyarım

Bu yolda ağarttım tüm saçlarımı

*****

Siyasi kimliğim yok güçsüzüm

Her sürgünde yüzdeyüz ben suçsuzum

Boynun büker bakar körpecik kuzum

O an sızlatırlar yaralarımı

*****

Köy, kasaba, şehir her yerde varım

En büyük davamdır namusum arım

Her doğruyu, hep güzeli ararım

Bu yolda veririm kavgalarımı

*****

Bende şe-enir Fatih’le Yavuz

Benden ilham alır Mecnun’la Yunus

Ben damlayım benden olur okyanus

Ah! Kurutmasalar pınarlarımı

*****

Ali’ye Ayşe’ye yansır düşüncem

Cehalete karşı açılır pençem

Muhabbet kuşum yok, var benim serçem

Birde bozmasalar yuvalarını

*****

İnsana hizmettir en büyük davam

İnsan olmayanla sürecek kavgam

Yoksa hakkın helal etmiyor anam

Bu yolda vermezsem kavgalarımı

*****

Bahçelerde gül olurum açarım

Mısralara sevda olur geçerim

Ben aşk şerbetimi daim içerim

Birde anlasalar duygularımı

*****

İnişli yokuşlu yollar çıkarım

Bazen durgun, bazen çağlar akarım

Cehalet bendini bir ben yıkarım

Bilirim bu yurdun tüm yollarını

*****

Kara tahta aydınlanır nurlanır

Küçük Ömer çiçek açar dallanır

Serpilir genç olur dili ballanır

Ben bilirim onun anılarını

*****

Yurtta Sulh, Cihanda Sulhtur düsturum

Karanlığı aydınlatıyor nurum

Bu toprağı herkesten çok korurum

Namusum bilirim hudutlarını

*****

Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir

Dillerin tatlısı benim dilimdir

Küçük Çiğdem taze açan gülümdür

Ben veririm onun ilk can suyunu

*****

Baş öğretmenimdir Kemal Atatürk

En büyük öğretmen, en şuurlu Türk

Güzelden yanayım bilmem kötülük

Rehber ettim Atam ilkelerini

*****

İnandım Ne Mutlu Türküm Diyene

Düşman oldum haksız kazanç yiyene

Benim felsefemde yoktur bana ne

Zincire vursalar bu kollarımı

*****

İlhan ERAY

Türk Emekli-Sen

Genel Basın Sekreteri