Genel Haberler
KAMU ÇALIŞANLARININ EKONOMİK ZARARLARI MUTLAKA KARŞILANMALIDIR
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci Kasım ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdiÖnder Kahveci açıklamalarında; "TÜİK’in kasım ayına ilişkin duyurduğu verilere bakıldığında, geçtiğimiz ay mal ve hizmet fiyatlarının ortalama %0,87 oranında arttığı görülmektedir. Yıllık enflasyon ise %31,07 seviyesine ulaşmıştır. Temmuz-Kasım dönemini kapsayan beş aylık süreçte enflasyon %11,21 düzeyine çıkmış; temmuz ayında memur ve emeklilere verilen %5’lik maaş artışı bu süreçte tamamen etkisiz hâle gelerek adeta yok olmuştur. Resmî verilere göre dahi kamu çalışanlarının alım gücü yalnızca üç ay içinde 6,2 puan gerilemiş; ortaya çıkan tablo, 5 ayda gerçekleşen enflasyonun 6 aylık zammı ikiye katladığını açıkça göstermiştir. Bu rakamlara göre enflasyon hedefleri sürekli boşa düşmekte, buna karşın maaşlar reel olarak gerilemektedir. Çarşıdan pazara, mutfaktan markete kadar her alanda yaşanan fiyat artışları memur ve emeklilerin bütçesini gün geçtikçe daha fazla zorlamaktadır. Hayatın gerçeklerine temas eden enflasyonun karşısında, maaş artışları bir zam olmaktan çıkıp yalnızca geçmiş kayıpları telafi etmeye çalışan bir düzeltme mekanizmasına dönüşmüştür. Görülüyor ki, kamu çalışanlarının ücretleri yalnızca matematiksel maliyet hesaplarına göre belirlenemez; emeğin karşılığını, sosyal adalet duygusunu ve kamu hizmetinin önemini göz ardı eden hiçbir ücret politikası sürdürülebilir değildir. Bu noktada artık hedefler değil, sahadaki hakikatler referans alınmalıdır. Bu çerçevede;
- Refah payı talebimizin bir ayrıcalık değil, zorunlu bir ihtiyaç olduğu açıkça anlaşılmıştır.
- Enflasyon farkı da ortaya çıktığı anda hiçbir gecikmeye mahal bırakılmaksızın maaşlara yansıtılmalıdır.
- Seyyanen zam uygulamasıyla kamu görevlileri arasındaki ücret adaletsizlikleri giderilmeli; aynı görevi yapan çalışanlar arasında statü kaynaklı uçurumların büyümesine izin verilmemelidir.
Haber Galerisi