| Türk Büro-Sen Genel Mali Sekreteri Rahmi Erdem:"FİTRE-ZEKAT ALACAK DURUMA DÜŞTÜK" Türkiye Kamu-Sen'e bağlı Türk Büro-Sen, İçişleri Bakanılğı önünde ücretlere ilişkin bir eylem gerçekleştirdi.Sabah erken saatlerde İçişleri Bakanlığı önünde toplanan Türk Büro-Sen'e bağlı İçişleri Bakanlığı personeli, ücretlerin iyileştirilmesi sözünü yetirene getirmeyen hükümeti protesto etti. Bakanlık önünde bir konuşma yapan Türk Büro-Sen Genel Mali Sekreteri Rahmi Erdem, artık bıçağın kemiğe dayandığını belirterek, 3-5 yıl öncesi fitre-zekat veren memurun bugün zekat alır hale geldiğini söyledi. Sorunlarını hükümet yetkililerine iletmelerine rağmen verilen sözlerin yerine getirilmediğine işaret eden Erdem, "Herkes haklı olduğumuzu, İçişleri Bakanlığı çalışanları ile ilgili bir yasa teklifinin Genel Kurula gelmesi halinde, kesinlikle destek vereceklerini beyan ettiler. Ancak, yasa tekliflerinden hiçbirisi TBMM Genel Kurulu'na inmedi" dedi. İçişleri Bakanlığında, 20 yıldır çalışan bir memurun ortalama maaş'ı 600 YTL olduğuna dikkat çeken Erdem ücretlere ilişkin şöyle konuştu: "Bu 600 YTL'yi zorunlu giderlerimize pay edelim. 4 kişilik Bir Aile için; Ev kirası 200 YTL Isınma 75 Su 30 Elektrik 40 Telefon 30 Yol Parası 50 Simit (4 kişi X 3 Öğün X 30 Gün X 300 Ykr.) 108 Arada bir misafir için simit. 17 1 Adet Tüp (Sadece Çay kaynatmak için) 25 çay ve Şeker 25 __________ TOPLAM 600 YTL Temizlik, Eğitim, Sağlık ve Giyim gibi ihtiyaçlarımızı kim karşılayacak? Bu sefalet ücreti yüzünden, Bakanlık kadrolarının merkezde %52 si taşrada ise %35 i boştur. Son dört yılda Bakanlığımıza 1447 personel alımına karşı, ayrılanların sayısı 3185 olmuştur." "ÜCRETTE ADALET İSTİYORUZ" Sokağa dökülmemelerini ülke sevdası ve devlete bağlılıklarından kaynaklandığını vurgulayan Erdem, 7.500 YTL maaşın yetmediğinden şikayet eden Başbakan ile iki buçuk yıldır çeşitli vaatlerle karınlarını doyurmaya çalışan İçişleri Bakanı'na seslenerek, ücrette adalet istediklerini kaydetti. Kamu Personel Rejiminin memur güvencesini ortadan kaldırdığının altını çizen Erdem,konuşmasını şöyle sürdürdü: "Şimdi sayın Başbakan'a ve sayın İçişleri Bakanına soruyorum. Mülki görevlerin ifasında, Mülki İdare Amirlerinin en yakın yardımcıları olan, gece-gündüz onlarla birlikte çalışan BAKANLIK MERKEZ,VALİLİK VE KAYMAKAMLIK çalışanları gereksiz mi? Toplum düzenini doğrudan ilgilendiren ve görülmesinde açık bir şekilde kamu yararı bulunan, çağımızın modern devlet idaresinde kişilere ilişkin bütün işlemlerin ana kaynağını oluşturan ve toplum var oldukça sürdürülmesi zorunlu olan NÜFUS HİZMETLERİ' ni yürüten NÜFUS çalışanları gereksiz mi? Ülkemizin %97 si deprem kuşağında bulunmaktadır. Dolayısıyla deprem, sel baskınları, büyük yangınlar, trafik kazaları ve toprak kaymaları gibi her türlü doğal afetlerde, Hızır gibi yetişen, yurt içinde ve yurt dışında Ülkemizi başarıyla temsil eden, SİVİL SAVUNMA çalışanları gereksiz mi? GEREKSİZ İSE, KAPATIN BU KURUMLARI. GEREKLİ İSE, İçişleri Çalışanlarının sesine kulak verin ve "ÜCRETTE ADALETİ SAĞLAYIN" Bugün, Bakanlığımız Merkez ve Taşra Teşkilatlarında çalışan yaklaşık 15 bin memur, sayın Bakanımızdan bir müjde beklemektedir. Tüm yetkilileri buradan uyarıyoruz. İçişleri Bakanlığı çalışanlarının sesine kulak verin. Aksi takdirde, Merkez de ve 81 il ve tüm ilçe teşkilatlarımızda, sesimiz duyulana kadar, eylemlerimiz devam edecektir. |