Hükümet Ayrı TÜİK Ayrı Konuşuyor


127 569

GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ

TÜİK, yaptığı araştırmada 2005 yılı hane halkının aylık zorunlu harcamalarının 1.091 YTL olduğunu ortaya koydu

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bİrcan Akyıldız Uzlaştırma Kurulu Kararları Sonrası Toplu Görüşmeye giderken Başbakanlıkta yaptığı açıklamada, “Asgari ücretin 381 YTL, ortalama memur maaşının 874 YTL, en düşük memur maaşının 648 YTL olarak belirlendiği ülkemizde, resmi makamlarca ailelerin zorunlu harcamalarının, 2005 yılı için 1091 YTL olarak açıklanması, uygulanan ücret politikalarının çarpıklığını ortaya koymaktadır” dedi.

İşte TÜİK’in Aylık Tüketim Harcaması Araştırması

Harcama türlerine göre aylık ortalama tüketim harcamasının dağılımı, 2004-2005, Türkiye

Harcama türleri

2004

2005

Toplam aylık tüketim harcaması

Hanehalkı başına ortalama aylık harcama

Toplam aylık tüketim harcaması

Hanehalkı başına ortalama aylık harcama

(YTL)

(%)

(YTL)

(YTL)

(%)

(YTL)

Toplam

15 206 488 646

100,0

889

19 149 801 330

100.0

1 091

Gıda ve alkolsüz içecekler

4 018 013 416

26.4

235

4 764 370 652

24.9

271

Alkollü içecek, sigara ve tütün

657 762 853

4.3

38

792 888 256

4.1

45

Giyim ve ayakkabı

991 133 490

6.5

58

1 188 637 887

6.2

68

Konut ve kira

4 103 971 339

27.0

240

4 962 096 876

25.9

283

Ev eşyası

1 007 248 042

6.6

59

1 298 002 888

6.8

74

Sağlık

340 462 899

2.2

20

428 626 944

2.2

24

Ulaştırma

1 438 982 760

9.5

84

2 414 094 273

12.6

138

Haberleşme

680 884 642

4.5

40

826 944 800

4.3

47

Kültür, eğlence

374 584 523

2.5

22

487 188 697

2.5

28

Eğitim hizmetleri

317 119 451

2.1

19

358 012 851

1.9

20

Otel, lokanta, pastane

682 266 342

4.5

40

839 091 832

4.4

48

Çeşitli mal ve hizmetler

594 058 890

3.9

35

789 845 374

4.1

45

Kaynak: TÜİK

ARAŞTIRMAYA DAHİL EDİLMEYEN TÜKETİM KALEMLERİ:

ISINMA

ELEKTRİK

ÇEVRE VE SU

TEMİZLİK

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız’ın yaptığı açıklamanın tam metni:

Bilindiği gibi TÜİK 2005 yılı hanehalkı tüketim harcaması adı altında bir araştırma yaparak sonuçlarını 18 Eylül Pazartesi günü açıklamıştır. Araştırmaya göre; geçtiğimiz yıl ülkemizde ailelerin tüketim harcaması tutarı aylık ortalama 1091 YTL’ye ulaşmıştır. Araştırmada birçok eksiklik bulunmasına rağmen yine de ailelerin aylık ortalama harcama tutarının 1091 YTL olması vatandaşlarımızın içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunları ortaya koyması açısından manidardır. Araştırmaya temel teşkil eden harcama kalemlerine, ısınma, temizlik, elektrik, çevre ve su gibi zorunlu harcamalar dahil edilmemiştir.

Bunun yanında araştırmada ailelerin eğitim-kültür harcamasının aylık ortalama 20 YTL olduğu belirtilmiştir. Ülkemiz şartları göz önünde bulundurulduğunda, hiçbir ailenin çocuklarını aylık 20 YTL bedelle okutamayacağı açıktır. TÜİK’in enflasyon hesaplamasında kullandığı resmi rakamları bile aylık eğitim masrafının bunun en az 10 katı olduğu yolundadır. Yukarıda sayılan zorunlu tüketim harcamaları da gerçekçi rakamlarla bu hesaba eklendiğinde; Türkiye Kamu-Sen’in 2005 yılı için 1.818 YTL olarak belirlediği 4 kişilik ailenin yoksulluk sınırına ulaşılacaktır.

Bütün bu sayılanlara rağmen, ailelerin zorunlu tüketim harcamalarına ayrılması gereken paranın ülkemizdeki ortalama ücretin 2 katına kadar çıkması, güneşin balçıkla sıvanamayacağı gerçeğini bir kez daha göstermiştir. Ne kadar kabul edilmemeye, rakamlarla oynanmaya çalışılırsa çalışılsın vatandaşlarımızın zorunlu ihtiyaçları için gereken para ile aldıkları ücretler arasında büyük bir uçurum bulunmaktadır. Vatandaşlarımız zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde ücretten mahrumdur.

Saygıdeğer basın mensupları,

Asgari ücretin 381 YTL, ortalama memur maaşının 874 YTL, en düşük memur maaşının 648 YTL olarak belirlendiği ülkemizde, resmi makamlarca ailelerin zorunlu harcamalarının, 2005 yılı için 1091 YTL olarak açıklanması, uygulanan ücret politikalarının çarpıklığını ortaya koymaktadır.

Çalışanları enflasyona ezdirmediğini iddia eden hükümete, en iyi cevap -eksik de olsa- yine başbakanlığa bağlı TÜİK’ten gelmiştir.

Açıklanan bu rakam, Türkiye Kamu-Sen’in en düşük memur maaşının 1023 YTL olarak belirlenmesini istemesinin ne denli sağlam ve haklı temellere dayandığını bir kere daha göstermiştir.

Bizler, toplu pazarlıkları bu haklılık temeline dayalı olarak yürüttük ve memurlarımızın sorunlarını çözmenin, sorunları gerçekçi bir şekilde ortaya koymaktan geçtiğini belirttik.

Ancak ne yazık ki siyasi irade, bu durumu anlamamakta ve kabul etmemekte ısrar etmiştir. Bugün gelinen noktada Uzlaştırma Kurulu’nun verdiği kararları, daha konfederasyonlarla görüşmeden, kabul edilemez bulmuş ve görüşmelerin önünü kesme çabası içine girmiştir. Korkarız ki, bu tutumuyla hükümet memurların haklı taleplerini kabul etmemekte ve memurlarımızın sorunlarını çözmemekte ısrarlıdır.

Toplu görüşme süresince masayı sabote etmeye çalışan, ciddiyetine gölge düşürmek isteyen hükümet bugün de yerli yersiz açıklamalarla aynı oyunu sürdürmektedir.

Değerli basın mensupları,

Sendikacıların siyaset yaptığını iddia edenlere sesleniyorum: eğer siyaset, haklı ve geçerli temellere dayalı talepleri gerçekleştirmek için gayret sarf etmekse, bizler siyaset yapıyoruz.

Toplu görüşmelerin ilk günü, 15 Ağustos 2006’da, Başbakanlık Binası’nda “memurlara % 2,38 enflasyon farkı ödenecektir” diye açıklama yapanlar, bugün bu söylediklerini unutarak bu farkın % 2,32 olarak ödeneceğini beyan edebilmektedirler.

Eğer siyaset bazılarının yaptığı gibi gerçekleri saptırmak, sorunları görmezden gelmek ve çözümsüzlük üretmekse, bizler bu işi bilmeyiz. Bizler bugün söylediğini yarın unutanlardan olamayız. Memurumuzun sorunlarını çözebilmek için gerekirse siyaset de yaparız ama çözümsüzlük uğruna asla yalana baş vurmayız. Zaten bu işi yapanlar var.