Kamu çalışanlarının haklarını
geriletecek, iş güvencesini ortadan kaldıracak birçok kanun tasarısının gündemi
meşgul ettiği bir dönemi yaşamaktayız
Kamu çalışanlarının haklarını
geriletecek, iş güvencesini ortadan kaldıracak birçok kanun tasarısının gündemi
meşgul ettiği bir dönemi yaşamaktayız. Bir çalışan için kazanılmış en büyük
haklardan biri, iş güvencesidir. İktidar geldiği günden beri, memurluk
güvencesini ortadan kaldırarak, güvensiz ve güvencesiz bir çalışma hayatı
oluşturmak için altyapı hazırlamakta, türlü söylemlerle kazanılmış haklarını
yok edecek uygulamalarla, memurlarımızı adeta bir ateş çemberinin içine atmak
istemektedir. Türkiye Kamu-Sen, Türk memurunu çepeçevre sarmakta olan bu ateş
çemberini parçalamak için çok mücadele vermiştir.
Milletimiz önemli konularda yanlış bilgilendiriliyor
Ne yazık ki milletimiz,
geleceğini etkileyecek olan önemli konularda sürekli yanlış bilgilendirilmekte
ve yönlendirilmektedir. Ülkemizin temeline dinamit koymak isteyenler, önce
yapay sorunlarla gündemi meşgul emekte, ardından da bu sorunun kaynağı olarak
ilgisiz yerleri hedef göstermektedirler. Nitekim geçmişte de kamu yönetimi ve kamu
personeli reformu adı altında yürütülen ve Türkiye Kamu-Sen’in mücadelesi
sonucunda rafa kaldırılan çalışmalarında bunların örneklerini gördük.
Memurlar tasfiye edilmek isteniyor
Yıllardan beri ülkemiz, bazı
malum çevreler aracılığıyla yıpratılmakta, kaynaklarımız ve değerlerimiz talan
edilmektedir. Ancak; ne hikmetse hazırlanan her kanun tasarısı bu
olumsuzlukların kaynağı olarak kamu kurumlarını ve kamu çalışanlarını
göstermektedir. Şimdi de bir kez daha eşit işe eşit ücret, daha sade bir kamu
personel sistemi gibi aldatmacalarla, herkesin çalışan adı altında birleştiği
ve en temel çalışma haklarından mahrum kaldığı bir yapı oluşturulmak
istenmektedir. Bu yolla memurlar cezalandırılacak ve tasfiye edilecektir. Bir
kere, hazırlanmakta olduğu iddia edilen kanunla ilgili olarak sivil toplum
kuruluşlarına bilgi verilmemesi, onların görüşlerine başvurulmaması başlı
başına kabul edilemez bir durumdur.
Memurluk güvencesini kaldırmaya çalışıyorlar
Türkiye Kamu-Sen olarak,
yıllardır her ne ad altında olursa olsun tüm çalışanların iş güvencesine
kavuşturulması için mücadele etmekteyiz. Ancak kamuoyuna yansıyan
açıklamalardan siyasi iktidarın, kamu kesiminde
memurluk güvencesini yok etmeye, tek tip istihdam modeli diyerek memurları, özel
sektör işçileriyle aynı potada eritmeye ve iş güvencesini kaldırmaya çalıştığı görülmektedir.
Türkiye Kamu-Sen
olarak memurları uyarıyoruz
Son günlerde bütün basın yayın organlarında gerekli yasal
düzenlemelerin yapılacağı, kamu personel sisteminin tamamen değiştirilerek, tek
tip istihdam modeline geçileceği haberleri yer almaktadır. Bilinmelidir ki, cilalanmış paketler eşliğinde sunulan bu istihdam
biçimi, her türlü güvenceden mahrum, tayin hakkı olmayan, aile bütünlüğünün
korunmadığı, türlü istismarlara açık, sendikasız, güvensiz ve güvencesiz bir
modeldir. Bu yolla memurların Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan beri elde
ettikleri en büyük kazanım olan iş güvenceleri gasp edilmek üzeredir. Bu
nedenle tüm memurlarımızı karşı karşıya oldukları bu tehlike konusunda
uyarıyor; yapılan yanlış yönlendirmelere kanmamaları ve güvencelerine sahip
çıkmaları için harekete geçmeye davet ediyoruz.
Türkiye’yi eylem alanına çeviririz
Sorunları çözmenin yolu,
sorunların temelinde yatan nedenlerin doğru tespit edilmesinden geçmektedir.
Ama eğer niyetiniz kötüyse; o zaman personel reformu dersiniz, milyonlarca kamu
çalışanını sözleşmeli statüye geçirip, iş güvencesini yok etmek istersiniz.
Kamu yönetimi reformu dersiniz, üniter devleti bitirmek istersiniz. Üstelik
bunları yaparken de kamuoyunu yanıltır, gerçekleri gizlersiniz. Bu tasarıları
kapalı kapılar ardında hazırlar, kimselere göstermezsiniz. Hazırladığınız kanun
taslaklarını, hamaset dolu sözlerle piyasaya pazarlamaya çalışırsınız ama
gerçek içeriğinden de kimseye bahsetmezsiniz. Sonra da çıkar, bu düzenlemeleri
milletin ve vatanın iyiliği için yaptığınızı iddia edersiniz. Ama kimse size
inanmaz. Zaten Türkiye Kamu-Sen de bu niyetlerinizi bildiği için buna asla
müsaade etmez. Türk memurunun güvencelerini yok etmek isteyenler, 2 milyon 600
bin kamu çalışanının çelikleşmiş iradelerini karşılarında bulur. Böyle bir
girişim durumunda, Türkiye’yi eylem alanına çevireceğimizden kimsenin şüphesi
olmamalıdır. Bu nedenle Türk memurunun en büyük kazanımını gasp etmeye çalışanlar,
akıllarını başlarına almalı ve daha aklıselim hareket etmelidirler.


