WhatsApp Image 2026 10 19 at 15 26 24

COP31 Antalya hazırlıkları kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmed Hassan, işçi ve memur konfederasyonlarının genel başkanlarının ortak katılımıyla Ankara’da “COP31’e Giderken Emek Dünyasının Ortak Gündemi” başlıklı program gerçekleştirildi.

İklim değişikliğiyle mücadele, yeşil ve dijital dönüşümün çalışma hayatına etkileri, çalışanların haklarının korunması ve adil geçiş politikalarının ele alındığı programa, Genel Başkanımız Önder Kahveci ve sendikalarımızın genel başkanları katıldı.

Programın açılışında konuşan Genel Başkanımız Önder Kahveci, iklim kriziyle mücadelede kamu çalışanlarının üstlendiği sorumluluklara dikkat çekerek, yeşil ve dijital dönüşüm sürecinin çalışanların haklarını koruyan, sosyal adaleti güçlendiren ve kamu hizmetlerinin niteliğini artıran politikalarla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

ÖNDER KAHVECİ: ÇEVRENİN KORUNMASI İLE SOSYAL ADALETİN SAĞLANMASINI BİRLİKTE ELE ALAN BİR DÖNÜŞÜMÜ SAVUNUYORUZ

Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Genel Başkanımız Önder Kahveci, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasının önemli bir sorumluluk ve fırsat olduğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bugün burada dile getireceğimiz görüşlerin, ülkemizin COP31 hazırlıklarına ve Antalya’dan dünyaya verilecek mesajlara katkı sağlamasını temenni ediyorum.

Türkiye Kamu-Sen olarak iklim değişikliğiyle mücadelede başarıya ulaşmak için çalışanların bilgi ve emeğine ihtiyacımız olduğunu vurgulayarak sözlerime başlamak istiyorum.

Bu mücadelede alınacak kararların çalışanların haklarını, ailelerinin geçimini ve toplumun refahını güvence altına alması gerekir.

Çevrenin korunması ile sosyal adaletin sağlanmasını birlikte ele alan bir dönüşümü savunuyoruz.

COP31’e Türkiye’nin ev sahipliği yapacak olması, ülkemiz adına büyük bir sorumluluk ve önemli bir fırsattır. Dünyanın iklim gündeminin Türkiye’de ele alınacak olması, diplomatik kapasitemizi ortaya koyarken kendi çalışma hayatımızı ve kamu hizmetlerimizi geleceğe hazırlama yükümlülüğümüzü de güçlendirmektedir.”

ÖNDER KAHVECİ: İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ETKİLERİ ÇALIŞMA HAYATINDA YENİ RİSKLER OLUŞTURUYOR

İklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir mesele olmadığını, ekonomik ve sosyal hayatın bütün alanlarını etkilediğini ifade eden Kahveci, özellikle dar gelirli kesimlerin ve zorlu koşullarda görev yapan çalışanların iklim krizinin sonuçlarından daha fazla etkilendiğine dikkat çekti.

Kahveci, “Aşırı sıcaklar, kuraklık, seller ve orman yangınları; sağlığımızı, su kaynaklarımızı, tarımsal üretimi ve yerleşim alanlarımızı tehdit ediyor.

Bu gelişmeler, çalışma hayatında karşılaşacağımız riskleri de değiştiriyor. Bir afetin ardından kaybedilen üretim, kesintiye uğrayan eğitim ve sağlık hizmetleri, zarar gören altyapı ve artan hayat pahalılığı, toplumun bütün kesimlerini etkiliyor.

Bu etkilerin karşısında herkesin korunma imkânı aynı değildir. Geliri sınırlı bir aile, artan enerji ve gıda fiyatları karşısında daha fazla zorlanır. Açık alanda görev yapan bir çalışan, sıcak hava dalgasından doğrudan etkilenir.

Bu nedenle iklim politikalarının başarısını değerlendirirken insanların hayatındaki bu farklılıkları dikkate almak zorundayız” dedi.

Türkiye’nin kalkınma hedefleri, enerji arz güvenliği ve istihdam politikalarının iklim hedefleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kahveci, bilimsel verilere ve toplumsal katılıma dayalı bir yol haritası oluşturulmasının önemine işaret etti.

ÖNDER KAHVECİ: ADİL GEÇİŞ, ÇALIŞANIN İŞİNİ, GELİRİNİ VE SOSYAL GÜVENCESİNİ KORUMALIDIR

COP31 sürecinde öne çıkan “Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon” ilkelerinin çalışma hayatında somut karşılık bulması gerektiğini ifade eden Genel Başkanımız, dönüşüm sürecinde sendikaların karar alma mekanizmalarına etkin katılımının sağlanmasını istedi.

Kahveci, “Bizim için adil geçiş; değişimin etkilerini önceden belirleyen, çalışanı yeni koşullara hazırlayan, işini ve gelirini koruyan, sosyal güvenliğini güçlendiren bir kamu politikasıdır.

Çalışanın geleceği hakkındaki belirsizlik azalmalı ve dönüşümün sağlayacağı faydalara erişim sağlanmalıdır.

Bir mesleğin görevleri değişiyorsa, o mesleği yapan insana yeni beceriler kazanması için zaman ve destek verilmelidir. Yeni bir teknoloji kullanıma giriyorsa, çalışan eğitime erişebilmelidir.

Bir bölgede istihdam daralması bekleniyorsa, alternatif iş alanları ve sosyal destekler daralma yaşanmadan önce hazırlanmalıdır.

Planlamayı geciktirdiğimizde dönüşümün bedeli, hazırlıksız yakalanan çalışanların ve ailelerinin üzerine kalacaktır” ifadelerini kullandı.

Ulusal ölçekte bir adil geçiş çerçevesinin sendikaların etkin katılımıyla oluşturulmasını öneren Kahveci, kamu kurumları, işçi ve kamu görevlileri konfederasyonları, işveren temsilcileri ve akademisyenlerin düzenli olarak bir araya gelmesi gerektiğini belirtti.

Kahveci, “Türkiye Kamu-Sen olarak iş güvencesinin, kadrolu istihdamın ve kazanılmış hakların korunmasını temel şart kabul ediyoruz.

Yeşil dönüşüm gerekçesiyle güvencesiz çalışmanın yaygınlaşmasına, ücretlerin gerilemesine veya kamu hizmetlerinin zayıflamasına yol açacak uygulamalar konusunda hassasiyet taşıyoruz” dedi.

ÖNDER KAHVECİ: İKLİM KRİZİYLE MÜCADELEDE KAMU ÇALIŞANLARININ ROLÜ BELİRLEYİCİDİR

İklim değişikliğiyle mücadelede kamu hizmetlerinin taşıdığı öneme değinen Kahveci, afet yönetiminden sağlığa, eğitimden çevrenin korunmasına kadar pek çok alanda kamu çalışanlarının önemli sorumluluklar üstlendiğini vurguladı.

“COP31’in temiz enerji dönüşümü, iklim dirençli şehirler, eğitim, gıda güvenliği ve dayanıklı sağlık sistemleri gibi öncelikleri, kamu çalışanlarının görev alanlarıyla doğrudan ilişkilidir.

Bu gündemin sahada uygulanmasında öğretmenlerimizin, sağlık çalışanlarımızın, mühendislerimizin, yerel yönetim personelimizin, kısacası tüm kamu çalışanlarının sorumlulukları olacaktır.

Kamu hizmetleri, iklim değişikliğiyle mücadelenin en güçlü araçları arasındadır. Afete hazırlık, erken uyarı, su yönetimi, halk sağlığı ve çevrenin korunması, güçlü bir kamu kapasitesi gerektirir.

Vatandaşın en zor anında başvurduğu kurumların yeterli personele, donanıma ve bütçeye sahip olması gerekir” diyen Kahveci, iklim riskleri karşısında kamu çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliğinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Özellikle açık alanda görev yapan çalışanların aşırı sıcaklık ve olumsuz hava koşullarına karşı korunması gerektiğini belirten Kahveci, çalışma saatlerinin risklere göre düzenlenmesi, koruyucu ekipmanların sağlanması ve afet bölgelerinde görev yapan personelin barınma, ulaşım ve dinlenme ihtiyaçlarının önceden planlanması gerektiğini dile getirdi.

ÖNDER KAHVECİ: SENDİKA 4.0 YAKLAŞIMIMIZLA ÇALIŞMA HAYATININ GELECEĞİNE HAZIRLANIYORUZ

Türkiye Kamu-Sen’in uzun yıllardır teknolojik gelişmelerin çalışma hayatına etkileri üzerine çalışmalar yürüttüğünü hatırlatan Genel Başkanımız Önder Kahveci, yeşil ve dijital dönüşümün birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti.

Kahveci, “Türkiye Kamu-Sen olarak 2017 yılından beri yürüttüğümüz Sendika 4.0 çalışmalarında, teknolojik değişimin ve iklim değişikliğinin çalışma hayatına etkilerini birlikte değerlendiriyoruz.

Mesleklerin ve görev tanımlarının değişeceğini, yeni becerilere ihtiyaç duyulacağını, kamu yönetiminin bu gelişmelere hazırlanması gerektiğini uzun zamandır dile getiriyoruz.

Yapay zekâ, dijitalleşme ve yeşil dönüşümün aynı anda ilerlediği bir dönemde, kamu personeline ilişkin planlamayı bütünlük içinde yapmalıyız.

Yeni teknolojilerin sunduğu imkânları çalışanların deneyimiyle birleştirmeli; insanın sorumluluğunu, mesleki yetkinliğini ve haklarını korumalıyız” dedi.

Daha önce Türkiye Kamu-Sen tarafından önerilen “Çalışma Hayatının Geleceği ve Toplumsal Mutabakat Projesi”nin COP31 hazırlıklarıyla birlikte değerlendirilmesini isteyen Kahveci, kamu hizmetlerinin gelecekteki ihtiyaçlarının, değişecek mesleklerin ve eğitim gereksinimlerinin ortak bir çalışma programıyla belirlenebileceğini ifade etti.

Mesleki eğitimin kamu çalışanları açısından erişilebilir bir hak olarak düzenlenmesi gerektiğine dikkat çeken Kahveci, eğitim maliyetlerinin çalışanlara yüklenmemesi ve kazanılan yeni becerilerin kariyer ile liyakat sisteminde karşılık bulması gerektiğini vurguladı.

ÖNDER KAHVECİ: COP31, EMEĞİN SESİNİ ULUSLARARASI İKLİM GÜNDEMİNE TAŞIMAK İÇİN ÖNEMLİ BİR FIRSATTIR

Konuşmasının son bölümünde COP31’in Türkiye açısından kalıcı kazanımlar oluşturması gerektiğini belirten Kahveci, konferans kapsamında ortaya konulacak hedeflerin somut politikalara ve uygulamalara dönüştürülmesinin önemine değindi.

Kahveci, “COP31’in ülkemizde bırakacağı kalıcı kazanımlar üzerinde bugünden düşünmeliyiz.

Konferans hazırlıklarının, kurumlarımızın iklim risklerine karşı kapasitesini geliştirmesini ve sosyal diyaloğu güçlendirmesini bekliyoruz.

Bugünkü değerlendirme toplantısında ve ikinci oturumda yapılacak panelde ortaya çıkacak önerilerin kayıt altına alınmasını, ilgili kurumlarla paylaşılmasını ve düzenli bir çalışma sürecine dönüştürülmesini önemsiyoruz.

Sendikaların katılımıyla hazırlanacak bir yol haritası, COP31 sonrasında da sürdürülebilecek ortak çalışmanın başlangıcı olabilir.

Türkiye’nin ev sahipliği, emeğin sesini uluslararası iklim gündemine daha güçlü taşıyabilmemiz için de bir fı<rsattır.

Türkiye Kamu-Sen olarak ülkemizin kalkınmasına, milletimizin refahına ve çocuklarımızın sağlıklı bir çevrede yaşamasına hizmet edecek çalışmalara katkı sunmaya hazırız.

Çevrenin ve çalışanın geleceğini birlikte inşa etme sorumluluğuyla hareket ediyoruz.

COP31’in, bu sorumluluğun ulusal ve uluslararası düzeyde daha güçlü biçimde sahiplenilmesine katkı sağlamasını diliyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

GENEL BAŞKAN YARDIMCIMIZ AHMET DEMİRCİ PANELDE KONUŞMACI OLARAK YER ALDI

Program kapsamında gerçekleştirilen “Yeşil ve İkiz Dönüşümün Çalışma Hayatına Etkileri: Riskler, Güvenceler ve Politika Önerileri” başlıklı panelde Genel Başkan Yardımcımız Ahmet Demirci de konuşmacı olarak yer aldı.

Panelde yeşil ve dijital dönüşümün çalışma hayatına etkileri, çalışanların karşı karşıya kalabileceği riskler, istihdam güvencesi ve sosyal diyalog mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik politika önerileri ele alındı.

Türkiye Kamu-Sen olarak iklim kriziyle mücadelede emeğin ve kamu çalışanlarının merkezde olduğu, kazanılmış hakların korunduğu, sosyal diyaloğun güçlendirildiği ve adil geçiş ilkelerinin esas alındığı politikaların geliştirilmesinin önemini bir kez daha vurguluyoruz.” dedi.

 

Yorumlar devre dışıdır