Konfederasyonumuza bağlı Türk İmar-Sen’in 8. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. Genel Başkan Zafer Çelik güven tazeleyerek yeniden Genel Başkan seçildi.
Türk İmar-Sen’in 8. Olağan Genel Kuruluna, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanımız Önder Kahveci, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Eyüp Yıldız, Yol-İş Genel Başkanı Ramazan Ağar, AFAD Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Cengiz Gevrek, Tapu Kadastro Genel Müdür Yardımcısı Tamer İnan, bürokratlar, Türkiye Harp Malulü Gaziler şehit Dul ve Yetimleri Derneği Anlara Şube Başkanı Abdullah Gazioğlu, sendikalarımızın Genel Başkanları, MHP MYK Üyeleri, MHP Siyaset ve Liderlik Okulu Koordinatörü Prof.Dr. Turan Şahin, Genel Başkan Yardımcılarımız, Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanı Ömer Şanlı, TÜRKAV Genel Başkanı Ebubekir Korkmaz, Türk Mühendisler Derneği Genel Başkanı Yaşar Yekebağcı, Kadın Komisyonu Başkanımız Ece Elvan Çırağ, Şube Başkanlarımız ve çok sayıda davetli katıldı.
8. Olağan Genel Kurul çerçevesinde Türk İmar-Sen’in çalışma ve faaliyetlerinin yer aldığı video izletişinin ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı devamın da ise divan teşekkülü gerçekleştirildi.
Divan Başkanlığına, Türkiye Kamu-Sen Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız ve Türk Haber-Sen Genel Başkanı Yücel Kazancıoğlu seçilirken, katip üyeliklere ise, Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Kenan Karaçam ve Türk Tarım Orman-Sen Genel Başkanı Erdal Polat seçildi.
YÜCEL KAZANCIOĞLU: TÜRK İMAR-SEN GENEL KURULUMUZ HAYIRLI OLSUN
Divan Başkanlığı görevine seçilen Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız ve Türk Haber-Sen Genel Başkanı Yücel Kazancıoğlu, “Sendikal duruşu ve sarsılmaz iradesiyle İmar hizmet kolunun lider sendikası olan Türk İmar-Sen 8. Olağan Genel Kurulu’nun, İmar hizmet kolunda görev yapan kamu çalışanlarına, Türkiye Kamu-Sen camiasına ve milletimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum” dedi.
ZAFER ÇELİK: GENEL KURULUMUZ CAMİAMIZA HAYIRLI OLSUN
8. Olağan Genel Kurulu’nun açılış konuşmasını yapan Türk İmar-Sen Genel Başkanı Zafer Çelik, “Genel Kurulumuzun kamu çalışanlarımıza ve camiamıza hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
Çelik konuşmasında;
“Sendikamızın 8. Olağan Genel Kuruluna hoş geldiniz, sefalar getirdiniz, şeref verdiniz. Bu soğuk kış gününde, Türkiye’nin başkentinde, Türk ve İslam Dünyasının kalbinde, Millî Mücadelemizin karargâhı Ankara’da sizinle bir arada olmaktan dolayı çok mutluluk duyuyorum. Bugünkü Olağan Genel Kurulumuz; kadim bozkır geleneğinden beri süregelen bir anlayışın tezahürüdür. Orhun Abideleri’nde Bilge Kağan “Bilge kişilerle, beylerle oturup danıştım.” der. Türklüğün fikir pınarlarından süzülerek gelen Yusuf Has Hacip, Kutadgu Bilig eserinde “Danışılan işte pişmanlık olmaz.” der.
Hz. Peygamber de (sav) her zaman istişareye önem vermiş, etrafındakilerin kararına rıza göstermekten imtina etmemiştir.
Bir hadis-i şerifinde “Birlikte Rahmet, Ayrılıkta Azap vardı” demiştir. Buradaki birlik ve beraberlikten maksat, bedenlerin birlik ve beraberliği veya aynı yerde olmak değil, gönüllerin birliği, hedeflerin ortak olmasıdır. İşte biz de bu tarihi mirastan hareketle bugün sizlerle birlikteyiz. Bugüne kadar yaptığımız tüm iş ve işlemleri masaya yatıracak, şeffaf bir şekilde icraatlarımızı paylaşacak ve yeni yıla, yeni döneme dair değerlendirmelerde bulunacak, bu süreçte birlikte yürüyeceğimiz yol arkadaşlarımızı belirleyeceğiz.
“ÖNCELİĞİMİZ İLKELİ VE KARARLI BİR SENDİKACILIKTIR”
Türk milletinin ve Türk sivil toplumun gözbebeği olan Türkiye Kamu-Sen’in önemli bir parçası olan Türk İmar-Sen olarak; önceliğimiz ilkeli ve kararlı sendikacılıktır. Biz biliyoruz ki; sendikal bilinç geliştikçe kurumların yapısal sorunları daha hızlı çözülecek ve Türk milleti bu kurumlardan çok daha fazla verim alacaktır. Çalışan üreten ve yol gösteren sendikacılık kavramını kendimize yöntem olarak belirledik. Bu anlamda; ülkemizin kamu hizmetlerine kavuşmasına destek olmak kadar tüm üye ve mensuplarımızın da her şart ve durumda yanlarında olduk. Ülkemizi yarınlara güçlü ve güvenli şekilde taşıyan üyelerimiz ve mensuplarımız, her alanda ve her anlamda her şeyin en iyisine en güzeline layıktırlar.
Bu anlamda mensuplarımızın ve hizmet kolumuzdaki tüm çalışanların daha müreffeh bir şekilde yaşamasını sağlayacak her türlü adımı atmaktan dün geri durmadık, bugün ve yarın da asla geri durmayacağımızın bilinmesini isterim. Bizim sendikal anlayışımızda üyelerimizin beklenti ve taleplerini meşru, makul ve müspet bir şekilde karşılama çabası vardır. Çeşitli yapıların maşalığına ve sözcülüğüne soyunup sokaklara dökülerek sendikacılık yerine bozgunculuk yapan anlayışı kökünden reddetmekteyiz. Devletimizin vasıfları anayasada net bir şekilde beyan edilmiştir. Anayasamıza ve tüm ilkelerine, bütün üyelerimizle sımsıkı bir şekilde bağlı olduğumuzun altını çizmek isterim. Bizim bu anlamda önceliğimiz; Türkiye Cumhuriyeti’nin sosyal devlet vasfının daha güçlü ve daha kudretli bir şekilde, her türlü hizmet ve uygulamayla vatandaşlarımıza hissettirilmesidir. Türk İmar-Sen olarak; ülkemizin imar, inşa ve ihyasını temel alan bir anlayışa sahibiz. Cennet vatanımızı ayağa kaldırırken odağımızda sadece Türk milleti vardır.
Vatandaşı tüm çalışmalarının referans noktası kabul eden, her bir Türk ferdinin ihtiyaçlarını ve taleplerini dinleyen, bu anlayıştan hareketle güzel vatanımızın dört bir yanına hizmet götürme gayesinde olan bir bilincin mensuplarıyız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkmanın yolu şüphesiz; ülkemizin topyekûn bir anlayışla imar ve inşa edilmesidir. Şehirlerimizin alt ve üstyapısıyla, afetlere karşı dirençli, güvenli ve çevreye tam uyumlu bir şekilde imarı kaçınılmaz bir zorunluluktur.
“DEPREM BÖLGESİNİ YENİDEN AYAĞA KALDIRAN HERKESE TEŞEKKÜR EDİYORUM”
6 Şubat’ta yaşadığımız yıkım hepimizin malumudur. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında yaşadığımız bu afet; kayıtlara asrın felaketi olarak geçti. Son yüzyılda görülmüş en büyük depremi yaşadık. Doğrudan 11 il olmak üzere 18 ilimiz bu depremden etkilendi. 14 milyon vatandaşımızın maruz kaldığı bu afette 50 bini aşkın canımızı yitirdik. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kere daha Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına baş sağlığı ve sabır diliyorum.
Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde, Devletimiz depremin hemen ardından harekete geçti. Bölgeye koordinatör Bakanlar atandı. Devletimizin tüm imkânları seferber edildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat KURUM ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir URALOĞLU afetin ilk anından itibaren afet bölgesindeydiler, ben huzurlarınızda üstün bir gayretle vatandaşlarımızın yanında olan sayın bakanlarımıza teşekkür ediyorum.Yine kahraman milletimiz cansiperane bir şekilde afet bölgesine akın ederek gönüllü bir şekilde arama ve kurtarma faaliyetlerinde bulundu. Bizim üyelerimiz de oradaydı. AFAD Çalışanları, Karayolları Çalışanları, Çevre ve Şehircilik ve iklim değişikliği bakanlığı çalışanları, TOKİ çalışanları, Tapu ve Kadastro Çalışanları, İlbank Çalışanları kısacası memurundan mühendisine varana kadar bütün birimler ve hizmet kolumuzdaki bütün personel herkes bölgeye koştu. En riskli alanlarda arama-kurtarma faaliyetlerini üstün bir gayretle ve büyük bir cesaretle yürüttü.
Arama kurtarma sonrasında ise hasar tespit çalışmalarına katılan hizmet kolu çalışanlarımız; devam eden büyük depremlere rağmen bir saniye bile geri dönmeyi düşünmedi. Bir vatandaşımızı kurtarmak, bir evladımızı korumak ve güvenli yerlere taşımak için canla, başla adeta serdengeçti bir şekilde çalıştılar. Şubat ayının yürekleri donduran soğuğuna, yıkılmış şehirlere rağmen tüm mensuplarımızla birlikte, afetzede kardeşlerimiz için seferber olduk. Bu; kimsenin bilmediği sadece Allah’ın şahit olduğu, sessiz ama büyük bir kahramanlıktı.
Ben huzurlarınızda; bu kahramanlara, ülkemize ve milletimize büyük katkılar sunan, deprem bölgesinin yeniden ayağa kalkması için taş üstüne taş koyan bu gizli kahramanlara teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum. Göreve geldiğimiz ilk andan itibaren Türkiye Kamu-Sen bayrağının daha da ileriye taşınması için gayretle ve inançla çalıştık. Türkiye Kamu-Sen’in 34 yıllık köklü geçmişinden, bilgi birikiminden ve kadim sendikal ilkelerinden şaşmadan çalışmaya devam ediyoruz. Çalışmalarımız çerçevesinde sorumlu olduğumuz tüm kurumlara ziyaretler gerçekleştirdik.
“BU KADİM BAYRAĞI HEP DAHA İLERİYE TAŞIYACAĞIZ”
Şube Başkanlarımız, Yönetim Kurulu Üyelerimiz, il temsilcilerimiz ve tüm meslektaşlarımızla bir araya geldik, birebir temaslarda bulunduk. Üye sorun ve taleplerini merkeze alan istişare toplantıları gerçekleştirdik. Arkadaşlarımızı dinledik, fikirlerini aldık. Önerilerini not edip daha iyiye ve daha güzele nasıl gidebiliriz, bu konu üzerine çalışmalarda bulunduk. Yol haritamızı da bu görüşmeler üzerine belirledik. Yakın teması, güçlü ve açık iletişimi vizyon olarak belirledik. Ve Nihayetinde; Türkiye Kamu-Sene bağlı sendikalarımız gibi biz de üye sayımızı arttırdık.
2021 yılı yetki döneminde 6.557 olan üye sayımızı 2025 yılı yetki dönemi sonunda 12.636, 2026 yılı ocak ayı itibariyle de 13.000 seviyesine çıkarmayı başardık. Bu başarı; bizimle birlikte olan bizlere güvenen, şube Başkanlarımız, Şube Yöneticilerimiz, il temsilcilerimiz, işyeri temsilcilerimiz ve burada bulunan siz kıymetli delegelerimizin başarısıdır! Bu başarı Türk İmar-Sen’in başarısıdır! Bu başarı Türkiye Kamu-Sen’in başarısıdır!
Sizlerden aldığımız güç ve destekle mücadelemizi daha da büyük bir azim ve kararlılıkla sürdüreceğiz. Dün olduğu gibi bugün de yarın da güçlü bir şekilde var olmaya, kutup yıldızı gibi parlayarak hizmet kolumuzdaki çalışanlara ışık ve umut olmaya devam edeceğiz. Bu kadim bayrağı daha ileriye taşımaya, şubelerimizle ve temsilciliklerimizle tüm kamu kurum ve kuruluşlarında etkin bir şekilde sendikacılık yapmaya, bu anlamda varlığımızı hissettirmeye kararlıyız. İnşallah yeni dönemle birlikte üye sayımızı katlayarak artıracak, memuru koruyan ve kollayan bir anlayış içerisinde sorumluluğunu taşıdığımız tüm kurum ve kuruluşlarda, yetkiyi kazanarak Türk İmar-Sen’i genel yetkili sendika konumuna getireceğiz. Bizler İmar ve inşa hizmetlerinde Yardımcı Hizmetlerden Mühendise, Memurdan Mimara kadar görev yapan kamu çalışanları olarak ülkemizin planlı ve güvenli şehirlerini, sağlıklı çevresini, huzurlu ulaşımını ve afet öncesi ve sonrasında önemli görevleri üstleniyoruz.
Ancak Ne yazık ki bu sorumluluğun karşılığı olan ücret, özlük hakkı ve çalışma koşulları konusunda uzun yıllardır ciddi sorunlarla karşı karşıyayız.
Biliyoruz ki;
Emeğin olduğu yerde sendika,
Sendikanın olduğu yerde mücadele,
Mücadelenin olduğu yerde umut vardır.
Türk İmar-Sen, bugüne kadar üyesinden aldığı güçle ne mücadelesinden ne de umudundan vazgeçmedi. İlkeli sendikacılık anlayışıyla çalışmalarını kararlılıkla sürdürdü, haksızlık karşısında dimdik durdu. Bu ilkeli tavır, bu kararlı mücadele sendikacılıkta en büyük gücümüzdür. İlkelerimizden taviz vermeden, aynı kararlılıkla yetki yolunda emin adımlarla yürümeye devam edeceğiz.
Buradan açıkça ifade ediyorum:
Türk İmar-Sen kişilerin ve makamların değil, emeğin ve mücadelenin sendikasıdır. Cumhuriyetimizin yeni ikinci asrında sendikacılık tarihine adını altın harflerle yazdıracaklar vatan ve millet sevdalıları bu salonda bizimle birliktedirler. Mülkiyetin Güvencesi Tapu ve Kadastro çalışanları işte bu salondadır. Gidemediğin yer senin değildir anlayışıyla görev yapan Karayolları Çalışanları işte bu salondadır. Asrın inşasının ve temiz çevrenin mimarları Çevre, Şehircilik ve İklim değişikliği bakanlığı çalışanları işte bu salondadır. “Nerede hayat orada AFAD” düsturuyla 7/24 görev yapan AFAD çalışanları işte bu salondadır.
Ülkemizin yapıcı gücü İLBANK çalışanları işte bu salondadır. Ülkemizin sosyal ve güvenli konut projesinin mimarları TOKİ çalışanları işte bu solandadır. Devlet ve millet aşkıyla haşrolmuş, her zaman ve her yerde hizmet bayrağını dalgalandıran Türk İmar-Sen’in kahraman mensupları bu salondadır. Türk memurunun çelikleşmiş iradesi bu salondadır. Ben de bu mümtaz ailenin bir ferdi olmaktan gurur duyuyorum. Buraya gelerek demokratik iradesini gösteren, bizleri dün olduğu gibi bugün de yalnız bırakmayan tüm dava arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Olağan Genel Kurulumuzun başta hizmet kolu çalışanlarımız ve Türk İmar-Sen olmak üzere, konfederasyonumuza, kamu çalışanlarına, milletimize ve devletimize hayırlı işler yapmaya yardımcı olacak sonuçlar getirmesini diliyorum. Katılımlarından dolayı protokolümüze ve programın düzenlenmesinde emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Aynı zamanda, iyi günümüzde kötü günümüzde, zor zamanlarımızda her daim yanımızda olan ve desteğini bizlerden esirgemeyen milliyetçi hareket partisi Sivil Toplum Kuruluşlarından sorumlu Genel Başkan Yardımcımız ve Ankara Milletvekilimiz Sayın Yaşar YILDIRIM’a bir kere daha şükranlarımı sunuyorum. Feraseti ve bilgeliğiyle milletimize ufuk çizen Türkmen beyimiz, bilge Liderimiz Sayın Devlet BAHÇELİ Beyefendiye, güven ve destekleri için sonsuz şükranlarımı ve saygılarımı arz ediyorum.
SAĞ OLUN, VAR OLUN, ALLAHA EMANET OLUN! Ne Mutlu Türküm Diyene!” diyerek sözlerini noktaladı.
ÖNDER KAHVECİ:DURUŞUMUZDAN VE İLKELERİMİZDEN ASLA TAVİZ VERMEDİK, VERMEYECEĞİZ
Türk İmar-Sen 8. Olağan Genel Kurulu’nda katılımcılara hitap eden Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanımız Önder Kahveci, Genel Kurulun hayırlı olmasını dileyerek sözlerine başladı.
Genel Başkan Kahveci konuşmasında, İmar hizmet kolu ve sorunlarına değindi.
Kahveci; “Türk İmar-Sen’in 8. Olağan Genel Kurulunun hayırlara vesile olmasını diliyorum. Türkiye Kamu-Sen büyük bir teşkilattır. Bu teşkilatın kurulmasına vesile olan başta değerli büyüğümüz ve kurucu genel başkanımız Ali Işıklar abimize teşekkür ediyorum. Biz kamu çalışanlarının hakları için mücadele eden, kurulduğu günden beri ilkelerinden ve duruşundan taviz vermeyen bir konfederasyonuz. Türkiye Kamu-Sen bugüne kadar olduğu gibi bundan sonradan çizgisinden sapmadan, ödün vermeden mücadelesine devam edecektir.
Ülkemizi inşa eden kamu çalışanlarının bulunduğu hizmet kolu olan bayındırlık, inşaat ve köy hizmet kolu, ülkemizin hayati meselelerine çözüm üretmektedir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, AFAD, Karayolları Genel Müdürlüğü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İller Bankası çalışanları, Türkiye Cumhuriyetinin imar, inşa, ulaşım, arama kurtarma, çevre ve iklim değişikliği gibi alanlardaki ihtiyaçlarına cevap vermektedir.
Son yıllarda dünyanın önemle üzerinde durduğu küresel ısınma ve iklim değişikliği konusu, buna bağlı olarak yağış rejimlerinde meydana gelen değişimler paralelinde artan sel, su baskını, çığ, yangın gibi doğal afetlerde, Ülkemizin deprem bölgesi olması dolayısıyla hem imar çalışmaları hem binaların güçlendirilmesi çalışmaları hem de ortaya çıkan deprem felaketlerinde arama kurtarma faaliyetlerini içeren hizmetlerle,
Asya ile Avrupa arasında köprü olan ülkemizin ulaşım ağının geliştirilmesi ve yurdumuza önemli katma değer sağlaması yoluyla imar hizmet kolu çalışanlarımız son derece anlamlı görevler ifa etmektedir. Bayındırlık, inşaat ve köy hizmet kolu; sadece beton döken, plan çizen, ölçüm yapan bir alan değildir.
“İMAR HİZMET KOLU BİR EMEK ORDUSUDUR”
Bu hizmet kolu, vatanın tapusunu tutan, yollarını açan, şehirlerini ayağa kaldıran, enkaz altından can kurtaran bir emek ordusudur. Tapu ve Kadastro’da mülkiyetin teminatı sizlersiniz.
Karayolları’nda ulaşımın güvencesi sizlersiniz.
AFAD’da umudun ilk sesi sizlersiniz.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği alanında geleceğin mimarı sizlersiniz.
Bugün dünya, küresel ısınmayı konuşuyor. İklim değişikliğini, kuraklığı, seli, yangını tartışıyor. Sel bastığında sahaya inen sizsiniz. Yangın çıktığında alana koşan sizsiniz. Deprem olduğunda enkazın başına ilk giden yine sizsiniz.
Ve ne yazık ki, Türkiye bir deprem ülkesi. Bu gerçeği en acı şekilde 2023’te, Asrın Felaketi’nde yaşadık. O gün şehirler yıkıldı.
Ama umut tükenmediyse ve o enkazdan yepyeni hayatlar yeşerdiyse bunun en büyük sebebi imar hizmet kolu çalışanlarımızın gösterdiği insanüstü gayrettir. Bu vesileyle Asrın Felaketi’nin ardından yıkılan şehirlerin yeniden inşa edilmesi, konutların yapılması, yaraların sarılması konusunda Sayın Bakanın da çaba ve gayretlerini takdir ettiğimi ifade etmek istiyorum. Gecesini gündüzüne katan, enkazda günlerce aralıksız çalışan, yıkılan şehirleri yeniden ayağa kaldırmak için aylarca sahada kalan, siz değerli kamu çalışanlarının fedakârlığı da bu milletin vicdanında ve gönlünde yer etmiştir. Ama ne yazık ki, çalışanlarımız bu fedakârlıklarının karşılığını tam olarak alamamaktadır.
Bugün imar hizmet kolu çalışanlarının;
Fazla mesai ücretleri, fiili hizmet zammı, koruyucu giyim yardımı ve arazi tazminatı gibi haklı talepleri karşılık bulmayı beklemektedir. Risk var, sorumluluk var, fedakârlık var, ama iş hakkı teslim etme konusuna geldiğinde ayak sürüyenler var. Biz buna razı değiliz. Türk İmar-Sen buna razı değildir! Emeğin karşılığı verilmezse, adalet ayakta durmaz. Türk İmar-Sen, işte tam da bu noktada vardır.
“TÜRK İMAR-SEN YETKİYİ ALACAK, BAYRAĞI BURCA DİKECEKTİR”
Bugüne kadar Türk İmar-Sen suskun bir seyirci olmadı; Hakkın yanında dimdik duran bir köprü oldu. İnanıyoruz ki, daha güvenli şehirler için,
Daha güçlü bir Türkiye için, Emeğin hak ettiği değeri bulduğu bir kamu düzeni için Türk İmar-Sen’in anlamlı mücadelesi sahada da karşılığını bulacak, Türk İmar-Sen de yetkiyi alarak, bayrağı burca dikecektir.
Bu inançla; Genel Kurulumuzun hayırlara vesile olmasını diliyor, alın teriyle bu ülkeyi ayakta tutan tüm imar hizmet kolu çalışanlarını ve muhterem hazirunu saygıyla selamlıyorum” diyerek sözlerini noktaladı.
YAŞAR YILDIRIM: BİRLİK OLACAĞIZ, GÜÇLÜ OLACAĞIZ
Türk İmar-Sen 8. Olağan Genel Kurulu’nun hayırlı olmasını dileyerek katılımcıları selamlayan MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, yaptığı konuşmada; Devletin güçlü olmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Yıldırım, “Devlet güçlü olmazsa Gazze’de, Filistin’de yaşananları görüyoruz. Bu ülkeyi karşılıksız sevenlerin yanında olacağız.
Konuşmasında Bilge Kağan’ın “barınma, beslenme ve örtünme” sözünü hatırlatan Yıldırım, barınmanın günümüzdeki karşılığının imar olduğunu belirtti. Türkiye’nin asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerini yaşadığını ifade eden Yıldırım, “Bu ülkenin neredeyse yüzde 20’si etkilendi. Bulgaristan büyüklüğünde alanlar yok oldu. Buna rağmen 455 bin konutun anahtarı teslim edildi. Bu sadece konut değil; yolu, suyu, kanalizasyonu, elektriğiyle birlikte şehirler kuruldu. Bunu kim yapıyor? Cumhur İttifakı yapıyor” dedi.
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yıldırım, “Bu yıl bütçede deprem için ayrılan kaynak 700 milyar liradır. Bunun getirdiği ağır bir yük vardır. Yüzyılda bir yaşanan büyük bir afettir. Bunun altından kalkabilmek için fedakârlık yapmak zorunda kaldık” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin bugün dünyada ağırlığı olan bir ülke konumuna geldiğini söyleyen Yıldırım, “Kutup başı olma iddiası olan tüm devletlere karşı gücünü hissettiren bir Türkiye var. Bunun mimarı Cumhur İttifakı’dır. İçeride de dışarıda da gereğini yapıyoruz” dedi.
Konuşmasının sonunda Türkiye’nin temel hedefinin birlik ve refah olduğuna vurgu yapan Yıldırım, “Biz Türk birliğinin kurulmasını, refahın yükselmesini, deprem mağdurlarının ihtiyaçlarının karşılanmasını dert ediniyoruz. Dışarıda birlik, içeride hizmette yarış istiyoruz. Güçlüler masasında oturmak istiyorsak güçlü olmak zorundayız” ifadelerini kullandı.
Yıldırım, Türk İmar-Sen 8. Olağan Genel Kurulunun hayırlı olmasını dileyerek sözlerini noktaladı.
TÜRK İMAR-SEN 8. OLAĞAN GENEL KURULUNUN ARDINDAN YAPILAN SEÇİMDE YENİ YÖNETİM KURULU ŞU İSİMLERDEN OLUŞTU:
Zafer ÇELİK (GENEL BAŞKAN)
Kamuran ULUYÜZ (Genel Bşk. Yrd.)
Özgür SÜZGÜN (Genel Bşk. Yrd.)
Ünsal OCAK (Genel Bşk. Yrd.)
Eren ÇELİKTAŞ (Genel Bşk. Yrd.)

















