KIDEM AYLIĞINDAKİ 25 YIL SINIRINI YARGIYA TAŞIDIK!


Site copy 1 1 1 5

Kıdem aylığı hesabında uygulanan 25 yıllık kıdem üst sınırının kaldırılması ve emekli maaşının gerçek hizmet süresi esas alınarak yeniden hesaplanması talebiyle yargı yoluna başvurduk.

“KIDEM AYLIĞININ 25 YILLA SINIRLANDIRILMASI HUKUKA VE ANAYASA AYKIRIDIR”

Emekliye ayrılan bir üyemiz üzerinden açmış olduğumuz davada kıdem aylığı hesabında  25 yıllık hizmet süresinin dikkate alınmasının hukuka ve Anayasa’ya aykırı olduğunu belirttik.

Kıdem aylığında ortaya çıkan bu adaletsizlik yalnızca emekli aylığında değil görev aylığında da büyük mağduriyetler doğurmaktadır. Kamuda emeklilik yaşının 65 olduğu göz önünde bulundurulduğunda bir kamu görevlisinin ortalama 40-45 yıl kamu hizmeti yürütmesine karşılık, en fazla 25 yıl üzerinden kıdem aylığı alması nedeniyle, halen görev yapmakta olan bir memur da toplamda 20 yıla kadar kıdem aylığı artışından mahrum kalmakta ve ekonomik olarak zarara uğramaktadır. Mahkemeden çıkacak olumlu bir karar halinde kamu görevlilerinin aylıklarında da hizmet sürelerine göre artış sağlanmış olacaktır.

“ANAYASA MAHKEMESİ’NİN ALDIĞI BENZER KARARA RAĞMEN SINIRLAMA DEVAM EDİYOR OLMASI AMAYASAYA AYKIRIDIR”

Dava dilekçesinde, Anayasa Mahkemesi’nin daha önce emekli ikramiyelerinde hizmet yılı sınırını kaldıran kararına rağmen, emekli aylığında benzer sınırlamanın devam ettiği ve bunun uzun yıllar kamu hizmetinde bulunan çalışanlar açısından ciddi hak kayıplarına yol açtığı vurgulandı.

“YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEP EDİLDİ”

Yapılan başvuruda, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun ret işleminin iptali, emekli maaşının 42 yıllık fiili hizmet süresi esas alınarak yeniden hesaplanması, eksik ödenen maaş farklarının geriye dönük olarak yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve dava süresince mağduriyet oluşmaması adına yürütmenin durdurulması talep edildi.

“DOSYA ANAYASA MAHKEMESİNE TAŞINMALIDIR”

Ayrıca davada, görev ve emekli aylığı hesabında 25 yıl ve üzeri hizmet süreleri için aynı gösterge rakamının uygulanmasını öngören 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ilgili hükmünün Anayasa’nın hukuk devleti, eşitlik, ölçülülük, mülkiyet hakkı ve sosyal güvenlik hakkını düzenleyen maddelerine aykırı olduğu belirtilerek dosyanın itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi’ne taşınması istendi.

Dava dilekçesinde özellikle, 25 yıl hizmeti bulunan bir kamu görevlisi ile 42 yıl hizmeti bulunan bir kamu görevlisinin aylığında aynı kıdem unsuruna tabi tutulmasının adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığı, daha fazla hizmet verenin emeğinin karşılığını alması gerektiği ifade edildi.

“TÜRKİYE KAMU-SEN OLARAK HAKLARIMIZIN KORUNMASI İÇİN MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK’

Kamu görevlilerimizin alın terinin, emeğinin ve kazanılmış haklarının korunması adına yürütülen bu sürecin yakından takipçisi olacak; kamu çalışanlarımızın haklarını her platformda savunmaya devam edeceğiz.